Haberler

Dünya Engelliler Günü’nde “Pandemi Sürecinde Engelsiz Eğitim Farkındalığı”nı Konuştuk

04.12.2020

Üniversitemiz, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde “Pandemi Sürecinde Engelsiz Eğitim Farkındalığı” teması ile çevrimiçi bir etkinlik düzenledi. Moderatörlüğünü İMÜ Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi ve aynı zamanda İMÜ Engelli Öğrenci Komisyonu Üyesi olan Prof. Dr. Belgin Erhan’ın yürüttüğü ve eğitimde fırsat eşitliği ile engelsiz eğitim konularının ele alındığı etkinliğimize; Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Istanbul Il Sağlık Müdürümüz Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Rektör Yardımcımız ve İMÜ Engelli Öğrenci Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bülbül, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Mahmut Tayyar Kalcıoğlu, Hastane Başhekimimiz Prof. Dr. Gürhan Baş, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcımız Prof. Dr. Handan Ankaralı ve üniversite eğitimi gören engelli öğrencilerimiz Saliha Zehra Başar, Gökhan Elma, Hasan Can Cörüt ve Emriye Kaya konuşmaları ile destek verdiler.

Saat 19:00’da başlayan etkinliğin açılış konuşmalarını sırasıyla İMÜ Tıp Fakültesi FTR Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Belgin Erhan, İMÜ Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Gürhan Baş, Tıp Fakültemizin Dekanı Prof. Dr. Mahmut Tayyar Kalcıoğlu ve Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik gerçekleştirdi. İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da program sonunda kısa bir konuşma ile katılarak etkinliğimize destek verdi.

Prof. Dr. Belgin Erhan açılış konuşmasında, bu önemli etkinlikte Üniversitemizin ve Tıp Fakültemizin yönetimini görmekten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek kendilerine teşekkür ettikten sonra, engelliliğin tanımı, dünyada ve ülkemizde engellilerin durumu ve 3 Aralık Dünya Engelliler Günü hakkında kısa bilgiler sundu ve Üniversitemizde kayıtlı toplam 75 engelli öğrencimiz olduğu bilgisini aktardı. Ardından Şehir Hastanemizin Başhekimi Prof. Dr. Gürhan Baş konuşmasında tüm katılımcılara teşekkür ederek engelli öğrencilerimizin gününü kutladı ve hastane yönetimi olarak onlara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. Üçüncü açılış konuşmasını gerçekleştiren Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Tayyar Kalcıoğlu, engelli bireylerle empati kurmamızın ne kadar önemli olduğunu çeşitli örneklerle anlattıktan sonra, her şeyden önce “kalplerde ve beyinlerdeki engelleri yıkmamız” gerektiğini belirterek engelli vatandaşlarımızın ve fedakar ailelerinin gününü kutladı.

Son açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, programı düzenleyen Prof. Dr. Belgin Erhan hocamıza teşekkür ettikten sonra, modern insanlar olarak kendi kompartmanlandırılmış dünyamızda yaşarken hayatın pek çok güzel yönünden mahrum kalabildiğimizi vurguladı ve “toplumun bütün katmanları için iç içe olabileceğimiz yeni bir dünyanın ihdası ve Medeniyet Üniversitemizin de inşallah katkısının olacağı, eğitimin hayatın her yönüne ulaşabileceği yeni bir dünyanın oluşturulması” yönündeki ümit ve dileklerini ifade etti ve etkinliğin hayırlara vesile olmasını diledi.

Açılış konuşmalarının ardından, etkinliğin “İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde Pandemi Sürecinde Engelsiz Eğitim” başlıklı ilk oturumunda Rektör Yardımcımız ve İMÜ Engelli Öğrenci Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bülbül, öncelikle Prof. Dr. Belgin Erhan hocamıza engellilerle ilgili farkındalığın arttırılmasına yönelik olarak gerçekleştirdiği bütün faaliyetler ve sunduğu somut katkılar için teşekkür etti. “Bu sene hepimiz engelli olmak neymiş, bunu yaşadık. Eğitim sürecinde okullarımıza gidemedik, evimizden çıkamadık, hayatın kısıtlılığının ne anlama geldiğini bizzat gördük… Bu pandemi sürecinde biz bu kısıtlılığın ne kadar sıkıntılı bir şey olduğunu öğrenirken, engelli öğrencilerimiz de biraz bunun tadını çıkardılar çünkü uzaktan eğitim-öğretim uygulaması aslında belki onların Türkiye’nin altyapısının henüz hazır olmadığı fiziksel kısıtlılıkları aşmasına imkan hazırlamış oldu.” diyen Rektör Yardımcımız, neredeyse 1 seneye yaklaşan pandemi döneminde bir yandan da yeni kampüsümüzü kurgulamaya ve adım adım inşa etmeye süratle devam ettiğimizi belirtti. Yeni kampüsümüz için A+ sınıfında engelli dostu bir proje hazırlandığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar Bülbül, “gelecek yıl Haziran ayı itibariyle öğrencilerimizi kampüsümüze aldığımızda hakikaten engelli dostu olmasıyla gurur duyacağımız bir ortamda onları misafir edeceğiz. Bu bize biraz zaman kazandırdı; onlar şu anda dinlenirken, bir takım fiziksel kısıtlarla karşılaşmadan evlerinden derslerini izlerken, biz de hummalı bir şekilde bu hazırlığı yapıyoruz.” sözlerini kaydetti ve “bütün engelli öğrencilerimizi ve personelimizi muhabbetle kucaklıyorum. Biz onların başarısıyla gurur duyuyoruz; onların o gayreti bile bizim çok daha fazla çalışmamıza bir motivasyon oluyor.” diyerek sözlerini noktaladı.  

Etkinliğin 2. oturumunda Prof. Dr. Belgin Erhan ve Prof. Dr. Handan Ankaralı “Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Engelsiz Eğitim” konulu sunumlarını yaptılar. Sunumunda engelli hakları ve engellilerin toplumsal hayata katılımlarının sağlanması noktasında Türkiye’nin son on yılda büyük bir atılım kaydettiğini vurgulayan Prof. Dr. Belgin Erhan, 5378 sayılı Engelliler Yasasıyla ülkemizde engellilere sağlanan “eşit eğitim imkanı” ve engelli çocuklara mevzuatla sağlanan diğer imkanlardan bahsederek Türkiye’deki engelli nüfusa, erişilebilirlik oranları ve imkanlarına dair istatistikleri paylaştı. Prof. Dr. Handan Ankaralı ise engelli kavramı, engellilerin üniversite eğitimi ve meslek icrası arasındaki ilişkileri ele aldığı sunumunda, engelliliğin toplum üzerindeki çok çeşitli etkilerinin karar vericilerin idaresinde engellilere sunulan hizmetlerin de çeşitli olmasını, hatta zaman zaman “engelliye özel muameleleri” gerektirdiğini belirtti ve pandemi-engellilik ilişkisinde, pandeminin hem engellilere güçlü bir empati yapmamızı, hem de elimizdeki imkanların farkına varmamızı sağladığını vurguladı. Engellilere yönelik mevzuata ve bu çerçevede üniversitelerde ihdas edilen çeşitli birim ve uygulamalara değinen Prof. Dr. Handan Ankaralı, engelli bireyler çerçevesindeki “yeni paradigma”yı dünyadan ve Türkiye’den somut örneklerle anlattı.

Etkinliğin “Öğrenci Olmaya Engel Yok-Pandemi Döneminde Ne Yaşadılar?” başlıklı son oturumunda, Tıp Fakültemiz 4. sınıf öğrencisi Saliha Zehra Başar ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüz 4. sınıf öğrencisi Gökhan Elma ile Haliç Üniversitesi Yazılım Mühendisliği öğrencisi Hasan Can Cörüt ve İstanbul Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisi Emriye Kaya sırasıyla söz alarak kendi tecrübelerini dinleyenlerle paylaştılar; eğitimde ve hayatın her alanında daha da ileri noktalara ulaşabilmek için ihtiyaçlarını ve beklentilerini dile getirdiler. Program, dilek ve temennilerin paylaşıldığı kapanış oturumu ile sona erdi.

Dünyada Engellilik

Engellilik; bir bozukluk veya özürlülük nedeni ile kişinin yaşına, cinsine, sosyal ve kültürel seviyesine uygun rollerinin kısıtlanması veya yapılamamasıdır.

Birleşmiş Milletlerin güncel raporuna göre engellilik dünyada 1 milyardan fazla (dünya nüfusunun yaklaşık %15’i) insanı etkileyen bir durumdur. Tüm dünyada ciddi fonksiyonel bozukluğu olan insan sayısı yaklaşık 110-190 milyondur. Yaşam süreleri uzadıkça ve kronik sağlık sorunları arttıkça toplumlarda özürlülük oranı da artacaktır. 1976 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda 1981 yılı “Uluslararası Dünya Engelliler Yılı” ilan edildi. Daha sonra 1983-1992 yılları “BM Engelliler On Yılı” ilan edildi. 1992 yılında ise BM 3 Aralık gününü “Dünya Engelliler Günü” olarak belirledi. Ayrıca 10-16 Mayıs tarihleri BM’ye üye 156 ülkede “Engelliler Haftası” olarak kabul edildi. Bu günün amacı;

  • Engelli bireyleri daha iyi anlamak
  • Engelli hakları, saygınlığı ve refahı ile ilgili toplumsal ve bireysel farkındalığı arttırmak
  • Engelli bireylerin hayatın tüm yönlerine (ekonomiden politikaya, sosyal ve kültürel alanlarda) katılımlarını sağlamanın önemini vurgulamak

Her sene BM tarafından bir slogan belirlenen 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün 2020 sloganı; Daha iyisini inşa edelim: “Covid-19 sonrasında engelliyi daha çok içine alan, erişilebilir ve sürdürülebilir bir dünyaya doğru”

Ülkemizde Engellilik

2011 yılında TÜİK tarafından “Nüfus ve Konut Araştırması” yapılmıştır. 3 Ekim-31 Aralık 2011 tarihleri arasında, yaklaşık 9 milyon birey ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiş, Türkiye genelinde hane halklarının yaklaşık %13’ünden bilgi derlenmiştir. 2011 Nüfus ve Konut Araştırması sonuçlarına göre, en az bir engeli olan (3 yaş ve daha yukarı) nüfusun oranı %6,9 (4.876.000 kişi)’dur. Erkeklerde %5,9 olan bu oran kadınlarda %7,9’dur. Türkiye nüfusunun %30’unu 0-18 yaş arası çocuklar oluşturmaktadır. 2011 yılı verilerine göre ülkemizdeki engelli çocuk oranı % 3.7’dir

Ülkemizde 2005 yılında 5378 sayılı “Engelliler Kanunu” yürürlüğe girmiş, 2010’da “Anayasa değişikliği” ile engelli hakları ve toplumsal hayata katılımları konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. 5378 Sayılı Engelliler Yasası Madde 15;'' Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır” denmiştir.

Türkiye 1990 yılında imzaladığı ve 1995 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe koyduğu Çocuk Hakları Sözleşmesine göre engelli çocukların eğitim, tıbbi bakım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri ile toplumla bütünleşmesi için gerekli bütün olanakların ücretsiz sağlanmasını taahhüt etmiştir.